43,5487$% 0.02
51,4748€% 0.07
59,4970£% 0.02
6.898,24%-0,12
4.847,35%-1,79
13.891,21%0,11
Geçtiğimiz yıllarda çevresindeki alanlar istimlak edilerek, alanı genişletilen ve camisi, külliyesi restore edilen Vakıf Hamamı’nın da aşevi olarak faaliyete geçeceği duyurulmuştu.
Yaklaşık 10 yıl önce restoran, el sanatları merkezi ve özel bir koleksiyonerin eserlerinin yer aldığı müze olarak kullanılan tarihi Vakıf Hamamı, bir dönem kafe olarak işletilse de faaliyetlerine devam edemedi.
Hamam olarak da işletilmeyen tarihi yapının, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından aşevi olarak hizmet vereceği duyurulmuştu.
Konuyla ilgili konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, Ankara’da “Hacı Bayram İmareti” adıyla aşevi açacaklarını, Kastamonu’daki Osmanlı dönemi aşevi ile Kayseri, Niğde ve Kütahya’daki aşevlerinin tadilatlarının de devam ettiğini belirtmişti.
Aksu yaptığı açıklamada, Genel Müdürlüğün Osmanlı dönemindeki vakıf faaliyetlerinin hepsini bugün devam ettirdiğini ve Osmanlı’daki vakıf kültüründe en öne çıkan vakıf hizmetinin aşevi olduğunu belirterek konuyla ilgili şu bilgileri paylaşmıştı:
“Vakıfların anayasası olan ‘vakıf senetleri’ ise en çok aşevleri için yazılmış. Anadolu’nun aşevleri üzerine böyle önemli bir kültürü var. Aşevi kültürünü biz tekrar yaşatmak istiyoruz, bu kültürün insanımıza hizmet etmesini istiyoruz.
Tüm ihtiyaç sahipleri aşevimize gelip sıcak yemek yiyebilecekler. Vakıflar Genel Müdürlüğünün görevlerinden hayır hizmetlerinde aşevinin büyük yer tuttuğunu, planlamaya aldıkları pek çok aşevinin açılacağını belirten Aksu, “Bu imarethaneden herkes faydalanabilecek. Kapımız herkese açık olacak.”
Proje çalışmaları kapsamında 2024 yılının ikinci döneminde faaliyete geçmesi planlanan Vakıf Hamamı Aşevi’nde günlük 1000 kişiye yemek verilmesi planlanıyordu. 2024 yılının ikinci yarısında aşevi olarak açılması beklenen ve konuyla ilgili ihale süreci tamamlanan Vakıf Hamamı’nda çalışmalara 2026 yılında başlanacak.
Aşevinin ne zaman faaliyete geçeceği ile ilgili net bir tarih verilmedi.
Kastamonu Merkez Vakıf mevkisinde ve İbn-i Neccar Camisi’nin Güneydoğu bitişiğinde yer alan tarihi Vakıf Hamamı, tapu ve vakıf kayıtlarında Atabey Gazi Vakfından olduğu görülür. 13. Yüzyılda yapılan hamamın banisi Hüsameddin Çoban Bey’dir.
Bu hükümdar tarafından cami ve medreseye gelir temin etmek amacıyla yaptırılmıştır. Güney tarafından açılan iki ayrı kapı ile hamamın yıkanma ve soğukluk kısımlarına girilmektedir. Batı taraftaki 12×12 metre ölçüsünde olan soğukluk veya soyunma kısmının duvarları moloz taşı ve tuğladan örülmüştür. Ortasında 9 köşeli ve tek fıskiyeli bir havuz bulunan salonun kenarlarında iki katlı ahşap soyunma yerleri (camegahlar) bulunmaktadır. Ahşap direkler üstüne bindirilip üzeri kiremitle örtülmüş olan çatının zirvesinde dört tarafı camlı ve kare şeklinde ahşap bir aydınlatma terası yer almaktadır.
Bu bölüm ile doğu bitişiğindeki yıkanma salonunun arasında bulunan aynı büyüklükteki iki halvet yeri ve üzerindeki kubbeler yıkılmıştır.
Buradan 13×13 metre ebadındaki yıkanma salonuna geçilmektedir. Altı köşeli plana sahip bu salonun üzeri büyük bir kubbe ile örtülüdür. Ana kubbenin doğu ve güney köşelerinde iki küçük kubbe ve bir tonozla örtülü bölümler vardır. Bu küçük kubbeler ve tonozun tavanlarında 18–20 kadar tütek göze çarpmaktadır.
Kuzey giriş tarafındaki 3.5×12 metre ebadında ve üzeri ahşap çatı ile örtülü olan avlunun iç tarafında külhan ocağı ve bacası yer almaktadır.
Uzun yıllar harabe ve her an yıkılmaya mahkûm ve metruk halde kalan hamam, Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2007 yılında hem restore edilmiş hem de etrafındaki evler yıkılarak ortaya çıkarılmıştır.
Vakıfların malı olup 736,5 metrekare arsa üzerinde kurulu olan hamam, tarihî ve mimari kıymeti haiz olup Atabey Gazi’nin bir hâtırasıdır.
Minik yürekler antik kenti keşfetti