Mitolojilerin, masalların ve efsanelerin birçoğu, dilden dile dolaşırken değişime uğrayan hakikatlere dayanıyor. "Dağlar Diyarı" olarak da bilinen Kastamonu'da Yaralıgöz Efsanesi bu değişime uğrayan hakikatlerden birisi. Saltukname adlı önemli bir kaynakta Yaralıgöz Efsanesi'nin aslı açıklanıyor. Günümüzde Küre Dağları silsilesinin doğu ucunu oluşturan 2019 metre rakımlı Yaralıgöz Dağı, sunduğu doğa harikalarının yanında adıyla da insanların dikkatini çekiyor. Yöre halkı arasında nesilden nesile aktarılan Yaralıgöz Efsanesi, yüzyıllardır bölgenin kültürel hafızasında değişim geçirerek varlığını sürdürüyor. YARALIGÖZ EFSANESİ: DUMANLI DAĞDA YAŞAYAN DERVİŞYörede anlatılan ilk söylencede, dağın zirvesindeki kayalıklarda eski zamanlarda gözleri yaralı ya da kör bir derviş yaşıyordu. Yalnız başına yaşayan bu dervişin adı yöre halkı tarafından bilinmese de dervişin hatırası “Yaralıgöz” adıyla yaşatılmaya devam etti. Bir diğer rivayete bakıldığında dağın isminin “Yelli-Göz” kelimesinden geldiği anlatılıyor. irvede bulunan kayalıkların bir gözetleme noktası olarak kullanılması dolayısıyla “rüzgârlı göz” anlamına gelen "Yelli göz" ifadesinin “Yaralıgöz”e dönüştüğüne inanılıyor. SALTUKNAME'YE GÖREYaralıgöz Dağı’nın ismine dair en eski yazılı kaynak olarak biliniyor. Saltukname’de “Kühistan” (dağlık bölge) olarak anılananlatıya göre Sarı Saltuk ve Atabey Gazi tarafından Bizans’tan alınıyor. Ancak bir süre sonra Bizans tarafından şehrin geri ele geçirilip ve bölgede baskı kurulmasının üzerine Selçuklu Sultanı, Kastamonu’yu yeniden almak için Yer Alagöz adlı kumandanı görevlendiriyor. Yer Alagöz girdiği savaşta esir alınmasının ardından Bizanslılar tarafından çok yüksek ve sarp bir dağda (Günümüzdeki adı Yaralıgöz Dağı) mağaraya hapsediliyor. Sarı Saltuk, Rumeli’den dönüşünün ardından durumu öğrenerek, yanına aldığı yedi askerle birlikte dağın zirvesine tırmanıyor ve burada hacet namazı kılarak güller diktiriyor. Bu dağda kumandanı Yer Alagöz'ü kurtarması sebebiyle o günden sonra dağın adı Yer Alagöz, zamanla halkın dilinde Yaralıgöz olarak anılmaya başlanıyor. GERÇEK VE EFSANE İÇ İÇETarihsel olaylarla halk söylencelerini iç içe anlatmasıyla bilinen Saltukname, dönemin halk hafızasını yansıtan çok değerli bir kaynak olması sebebiyle Yaralıgöz Efsanesi'ne de ışık tutuyor. Efsaneler ve gerçekler hakkında yapılan araştırmada görüşleri baz alınan Kastamonu Kent Müzesi Müdürü Murat Karasalihoğlu konuya ilişkin yayımladığı yazısında, halk arasında yayılan bu anlatıların mitolojik birer hikâye olarak kalmadığını, aynı zamanda Anadolu’daki tarihsel bilincin kültürel yansımaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Karasalihoğlu’na göre, coğrafyanın sahip olduğu doğal şekiller ve bölgedeki toplumsal hafıza birleştiğinde, dağların adları bile birer tarihsel tanık haline gelmesi sebebiyle Yaralıgöz Dağı da bu kapsamda hem doğal hem de kültürel bir mirasın yaşayan sembolü konumuna yükseliyor.