Bir dönem sadece Kastamonu’da değil, Anadolu’nun hemen hemen her evinde kullanılan şimşir kaşıklar, bugün birkaç ustanın çabasıyla hayatta tutulmaya çalışılıyor.
Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Folklor Araştırmacısı Kamil Serhoşoğlu tarafından Kastamonu Araştırmaları Dergisi’nin 2’nci sayısında yayımlanan “Unutulmaya Yüz Tutmuş Bir El Sanatı: Şimşir Kaşıkçılık” başlıklı araştırmasından derlenen bilgilere göreŞenpazar ilçesine bağlı Aşıklı köyü, bu köklü el sanatının son temsilcilerini barındıran nadir yerlerden birisi.
Zengin orman varlığından bölgede yaşayan bir çok evin geçimini sağladığı Kastamonu’da, ahşap el sanatları da yüzlerce yıl boyunca önemli bir geçim kaynağı oldu.
Kastamonu’nun Şenpazar ilçesinin namını tüm Anadolu’ya duyuran özelliği ise, şimşir ağacından yapılan sağlamlığı, sağlıklı yapısı ve uzun ömürlü kaşıkları oldu.
Kamil Serhoşoğlu’nun makalesinde aktardığı bilgilere göre, şimşir kaşıkçılığı özellikle Şenpazar Çayı Vadisi, Aşıklı, Dereköy, Tepecik, Dağlı ve çevre köylerde 2000’li yıllara kadar yoğun şekilde sürdürüldü.
ATÖLYESİZ EL SANATI
Serhoşoğlu tarafında aktarılan anlatımlara göre kaşıkçılık, atölyeye sahip olmayı gerektirmeyen, her ortamda yapılabilen bir zanaattı.
Köy sakinleri tarlada, ormanda, hayvan otlatırken ya da köy meydanında boş zamanlarını kaşık oyarak geçiriyordu. Bu yönüyle kaşıkçılık, köy el sanatları içerisinde önemli bir yer tutuyordu.
Öyle ki, Serhoşoğlu’nun çalışmasından öğrenilen bilgilere göre, 1970’li yıllarda Şenpazar ve köylerinde haftalık üretimin on binlerce kaşığı bulduğu söyleniyor.
Üretilen bu kaşıklar yalnızca ilçe pazarlarında satılmakla kalmayıp tüccarlar aracılığıyla il dışına da gönderiliyordu.
ŞENPAZAR’IN SON KAŞIKÇILARI
Kastamonu’nun Şenpazar ilçesine bağlı Aşıklı Köyü Orta Mahalle’de yaşayan 91 yaşındaki Asım Erdoğan ve 65 yaşındaki oğlu Yüksel Erdoğan, şimşir kaşıkçılığını sürdüren son temsilcilerden olarak kabul ediliyor.
Babadan oğula, ustadan çırağa sürdürülen bu sanatı devam ettiren Yüksel Erdoğan, üretimini çeşitlendirerekyemek kaşığının dışında, kepçe, kevgir, halk oyunu kaşığı, kamp kaşığı, çatal, spatula ve çeyiz setleri gibi ürünleri de ortaya koyarak kaşıkçılığı yaşatmaya çalışıyor.
HALK OYUNLARININ VAZGEÇİLMEZİ
“kaşık havası” olarak bilinen halk oyunlarıyla da öne çıkanŞenpazar yöresinde ustalar tarafından yapılan oyun kaşıkları, okullarda, düğünlerde ve kültürel etkinliklerde aktif olarak kullanılmaya devam ediyor.
Diğer yandan ahşap mutfak gereçleri, teflon ve granit tencereleri çizmemesi ve sağlıklı olması sebebiyle tercih ediliyor olsa da, kaşıkçılık tek başına geçim sağlayan bir meslek olmaktan çıkmış durumda.
ÇIRAK YETİŞMİYOR
Anadolu’daki birçok el sanatı gibi, şimşir kaşıkçılığı da ustaların mesleklerini emanet edebilecekleri bir çırağın bulunmaması ve genç kuşağın da ilgisizliği nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya.
Yalnızca bir üretim faaliyeti olmayan şimşir kaşıkçılığı, Kastamonu yöre halkının kültürünü yansıtan önemli bir somut olmayan kültürel miras olarak değerlendiriliyor.

Kültür & Sanat
Kültür & Sanat
Kültür & Sanat
Kültür & Sanat
Kültür & Sanat
Kültür & Sanat