Yılanlı Camisi İmam Hatibi Suat Kurt, külliyenin tarihçesini, halkın ilgisini ve bugünkü durumunu Kastamonu Güncel Haber Sitesine anlattı.
13. yüzyılda Anadolu Selçukluları döneminde inşa edilen Yılanlı Külliyesi, Kastamonu’da günümüze ulaşan sayılı Darüşşifa yapılarından biri olma özelliği taşıyor. Sinop beylerinden Ali bin Süleyman tarafından 1273 yılında yaptırılan yapı, ilk olarak hastane olarak hizmet verirken, günümüzde ise cami ve türbe olarak varlığını sürdürüyor.
DARÜŞŞİFA OLARAK İNŞA EDİLDİ
Yılanlı Camisi İmam Hatibi Suat Kurt, yapının kuruluş amacına dikkat çekerek, “Burası ilk yapıldığında Darüşşifa yani hastane olarak inşa edildi. O dönemde sağlık hizmetlerinin önemli merkezlerinden biriydi.” dedi.
Yılanlı isminin kökenine de değinen Kurt, “Maristan kelimesindeki ‘mar’ Arapça’da yılan anlamına geliyor. O dönemde ilaç ve merhemlerde yılan zehri kullanıldığı için buraya ‘Yılanlı’ denilmiş.” ifadelerini kullandı.
SES VE KUR’AN TİLAVETİYLE TEDAVİ
Külliyede sadece fiziksel değil, ruhsal tedavilerin de uygulandığını belirten ve Yılanlı Külliyesi’nin bu yönüyle Anadolu’daki erken dönem psikoterapi merkezlerinden biri olduğu ifade eden İmam Hatip Kurt, afyonis ve göz ameliyatlarının yanı sıra ruhsal rahatsızlıkların da burada tedavi edildiğini dile getirdi. Kurt, “Su sesi, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve manevi yöntemlerle hastalar terapi edilirdi.” şeklinde konuştu.
YANGINLAR SONRASI SADECE CAMİ VE TÜRBE KALDI
Yılanlı Külliyesi’nin 1830’lu yıllarda büyük bir yangın geçirdiğini aktaran Kurt, bu yangının ardından külliyenin büyük bölümünün yok olduğunu ve yangınların ardından külliyenin sadece cami ve türbe bölümünün yeniden inşa edildiğini söyleyen Kurt, “Külliye üç kez yangın geçirdi. Bugün ana kapı üzerindeki siyahlıklar bu yangınların izidir. Selçuklu eseri olduğu için kapı temizlenmiyor, izler bilinçli olarak korunuyor.” diye aktardı.
25 SANDUKA VE MANEVİ MİRAS
Kurt, Külliye bahçesinde yer alan türbede 25 sanduka bulunduğunu ve bunların Abdülfettah-ı Veli Hazretleri ve yakınlarına ait olduğunu belirtti. Abdülfettah-ı Veli Hazretleri’nin, Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin yedinci kuşak torunlarından biri olduğunun rivayet edildiğini aktaran Kurt, “Kendisi buraya Horasan ve Irak taraflarından gelerek insanları irşat etmiş, vefat edince de külliyenin bahçesine defnedilmiştir.” dedi.
Yaklaşık 23 yıldır Yılanlı Camisi’nde görev yaptığını ifade eden Suat Kurt, Yılanlı Külliyesi’nin bugün de Kastamonu halkı ve esnafı tarafından ilgi gördüğünü belirterek, “Burası insanların geldiğinde huzur bulduğu bir mekân.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.
Haber: Alperen Yakalı – Yasemin Doğan








Kültür & Sanat
Kültür & Sanat
Kültür & Sanat
Kültür & Sanat
Kültür & Sanat
Kültür & Sanat