43,5521$% -0.06
51,4938€% 0
59,5804£% -0.04
6.944,37%0,51
4.965,56%0,57
13.891,21%0,11
İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik önceki dönem bakanlarından Murat Başesğioğlu, dün (22 Kasım Cumartesi) düzenlenenTürk Sağlık-Sen Kastamonu Şubesi 3. Olağan Kurulunda konuştu.
Görevleri itibarıyla Türkiye’deki sendikal hareketin birçok kavşağına şahitlik ettiğini belirten Başesgioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Kamu Çalışanları Sendikası görüşülürken ben mecliste Adalet Komisyonu üyesiydim. O zaman Resul Başkan vardı hatırladığım kadarıyla. Çok önemli tartışmalar oldu. Tabii o tarihlerde kamu çalışanlarının sendikal harekete geçişi çok yumuşak değildi. Yani ‘memur sendikası mı olur’ anlayışı hakimdi. O günün şartları ve anlayışı içerisinde sendikal harekete imkan tanıyan bir yasa çıktı.
Bir gün eğer o kanun metninin gerekçeli nüshası elinize geçerse, orada benim bir muhalefet şerhim var. Bir toplu sözleşme olması lazım, iki grev hakkı olması lazım ki ben o zaman Anavatan partisindeydim ve iktidar partisi mevzusuydu. Ama o günün gerçeği işte toplu sözleşme halloldu. Grev mevzusu da inşallah koşa koşa bağıra bağıra alınması gerekir. Sendikacılığın gerçek enstrümanları bunlardır.
Ama şunu açık yüreklilikle ifade edeyim ki kamu sendikacılığı hakikaten Türkiye’de bütün kısıtlara rağmen büyük mesafe kat etti. Yani burada Türk Kamu-Sen’in ve oraya üye sendikalarımızın, diğer sendikaların çok büyük emeği var. Yani kamu çalışanının hakkını koruma noktasında hakikaten büyük bir cesaret, büyük bir fedakarlıkla uğraştılar. Bu anlamda yakinen tanıdığım Kamu-Sen’in çok değerli genel başkanlarına, şube başkanlarına, herkese çok teşekkür ediyorum Türk sendikacılığı adına.
Önder Başkanımızla çok iyi tanışırız. Hem sizin genel başkanınız hem Türkiye Kamu-Sen’in genel başkanı. Gerçekten büyük bir sorumluluk içerisinde kamu sendikacılığını daha ileri boyutlara getirmek için uğraşıyorum. Tabii sendikacılık bize babadan kalma bir emanet. Benim babam Kastamonu Orman Tamirhanesinde çalışıyordu ve iş yeri temsilcisiydi. Uzun yıllar o görev yaptı. Hatta ben ortaokuldayken Türk Metal Sendikası bir greve gitti. Bana grev iş yeri temsilcisi gömleğe giydirdiler. Daha on dört, on beş yaşındaydım yani.”
Başesgioğlu, yeni bakan olduğu zamanlarda sendikaların kendisine mesafeli yaklaştığını fakat babasının da sendikacı olduğunu söylemesinin ardından buzları erittiklerini aktardı. Çalışma hayatına çok önemli kazanımlar kattıklarına dikkat çeken Başesgioğlu, “İlk bakan olduk, ilk toplantımızda tabii genel başkanlar, işçi sendikaları ve memur sendikaları daha etkinler. Biraz mesafeli yaklaşıyorlar Çalışma Bakanına. Ben, benim babam sendikacı deyince o buzlar eridi, demek ki biz seni bunun için seviyoruz diye bir şeyimiz oldu. Ama süreç içerisinde de gerçekten hepsiyle çok iyi diyaloglar içerisinde çalıştık ve çalışma hayatına çok önemli yeni kazanımlar kattık. Mesela İş Kanunu’nda şöyle bir hüküm var; sosyal hayatı, çalışma hayatını düzenleyen bir yasa geleceği zaman Üçlü Danışma Kurulu dediğimiz sosyal taraflardan oluşan bir kuruldan geçmek zorunda. Bu geçmiyorsa o ihlal ediyor demektir. Bu şans, hiçbir bakanlıkta yoktur. Yani hiçbir sektöre tanınmamıştır.
Sosyal taraflarla ilgili süreç tamamlanmadan tasarının parlamentoya sevk edilmesi mümkün değildir. Bu Üçlü Danışma Kurulu dediğimiz de çok önemli meselelerin görüşüldüğü bir platformdur. Tarafların birbirinin daha iyi anlamasını da sağlayacak bir husustur. Biz sosyal güvenlik reformunu, genel sağlık sigortasını, iş kanununu, İŞ-KUR kanununu, Bağ-Kur kanunu hep bu süreçlerden geçirerek yaptık.” dedi.
Genel kurulun hayırlı olmasını dileyen Başesgioğlu, “Önemli bir görev, insanın kendi dışında, insanlar için hak hukuk mücadelesi yapması önemli bir fazilettir. Onun için bu yolda uğraşan kardeşlerimize üstün başarılar diliyorum.
Bugüne kadar görev yapanlara da teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun. Tabii sağlık sektörü önemli bir sektör. Pandemi döneminde gördük, yani kendi hayatını bile bile tehlikeye atan hocalarımızdan çoğunu kaybettik. Büyük bir fedakarlık, bir adanmışlık mesleği. Hele hekimlere karşı olan, sağlık personeline karşı olan şiddeti asla affetmiyoruz. Son derece telin ediyoruz, protesto ediyoruz. Hepimizin de bu duyguları taşıdığına yürekten inanıyorum.” şeklinde konuştu.
Başesgioğlu, ardından sağlık çalışanlarının öneminden bahsederek, “Sağlık çalışanlarımıza her yönüyle sahip çıkmamız lazım. Onların yaptığı iş, gerçekten özverili bir iş. Yani ülkede veyahut da toplumda hayatın çok kıymetli olduğunu bize hissettiren, anlatan insanlar. Mesela son bir hafta içerisinde böcek ilaçlamasından, bozuk gıdadan bu ülkenin tertemiz insanlarını kaybetmek zorunda kaldık. Bu kadar ucuz olmaması lazım. Eline alan, sertifikası yok, bir şey yok, böcek ilaçlaması yaparken Almanya’dan gelmiş çocuklarının ölümüne sebep olmaması lazım. O kadar da çok yaygın ki.
Bu bize şu gerçeği de gösteriyor; Sağlık sisteminde koruyucu hekimlik ve halk sağlığı son derece önemli. İnsanları hasta etmeden sağlıklı tutabilmek bence sağlık politikalarının temelinde olması lazım. Tedavi aşaması çok maliyetli ve iş işten geçtikten sonra belki hastaya ulaşabildiğiniz şey. Bu önemli.” dedi.
Konuşmasının devamında Kastamonu’da sağlık alanındaki çalışmalardan bahseden Başesgioğlu,sağlık kuruluşuna başvurma oranına da dikkat çekti. Başesgioğlu, şunları kaydetti:
“Allah’a şükür Kastamonu’da fiziki imkanlar itibarıyla eksiğimiz olmasına rağmen eskiye göre çok iyiyiz. Üniversitemiz 250 yataklı bir hastane yapma aşamasında. Fizik tedavi hastanemiz oldu. İlçelerimizdeki hastanelerimiz iyi. Zaman zaman randevularda aksaklıklar var. Rutin yönetim işiyle giderebilecek eksiklerimiz var, onların hepsi giderilir. Ama nüfusumuz yaşlı. Yaşlı nüfusun sağlık kuruluşlarına başvurma oranı fazla olur. Mesela ben Çalışma Bakanı iken bir vatandaşımızın sağlık kuruluşuna başvurma oranı 2.3’tü, 2 buçuk bile değildi. Şimdi bir kişinin sağlık kuruluşuna başvurma oranı 12.2, bu çok büyük bir rakam. Vatandaş sağlık kuruluşlarına başvurmasın mı? Başvursun. Ama bunun efektif olması lazım.
Yani ilk basamaktan koruyucu hekimlikten, aile hekimliğinden süzülerek gelmesi lazım. Bizim belki şu anda unuttuğumuz veyahut riskini göze alamadığımız basamaklandırılmış sağlık sistemi. Yani dünyanın hiçbir yerinde ilk kafasına esen üniversite hastanesine gidemez. Gitmemesi lazım. Ama can tatlı, onu anlatamazsınız siz. Yani o üniversitede muayene olmak ister, tedavi olmak ister. Ama tüm sağlık sistemini düşündüğünüz zaman bu basamak zincirinden geçirilmesi hem hasta sağlığı açısından hem ülkenin bu alanda sarf ettiği maliyeti karşılama açısından daha efektif, daha sürdürülebilir bir politika olması gerekiyor.”
Devletin ve milletin bekasını korumanın ve devam ettirmenindoğuştan boynumuza asılan bir zimmetli görev olduğunu belirten Başesgioğlu, en büyük tavsiyesinin bu olduğunun altını çizerek şu ifadelerle konuşmasını noktaladı:
“Hepimizin belki doğuştan itibaren böyle boynumuza asılan bir zimmetli görevi var. Devletin ve milletin bekasını korumak ve devam ettirmek. Bu bölge Türk İslam hakimiyetine geçtiği günden itibaren bu misyonla yüklü.
Çobanoğulları ve Candaloğulları uç beylerbeyi. Beylerbeyliğin uç beylerinin görevi, devletin ve milletin bekasını devam ettirmektir. O da bu muhteremlere nasip olmuş. O günden bugüne bu coğrafyada yetişen neslin görevi bu. İnşallah hepimiz son nefesimize kadar bu görevimizi devam ettireceğiz. Burası Türkmen kaidesi, Türkmen’in başkenti. Bu misyondan, bu vizyondan asla uzaklaşmayacağız. Dünyada her şey hercümerç olsa da, bütün değerler alt üst olsa da bu toprağın çocukları bundan vazgeçmeyeceğiz. En büyük size tavsiyem budur. Tekrar hepinize çok teşekkür ederim. Başarılar dilerim. Allah yolunuzu açık etsin.”
Ülkücü Ergül kabri başında anıldı
1
Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, Eğitim-Bir-Sen Kadınlar Komisyonu’nun Etkinliğine Katıldı
2
Başesgioğlu, Türk Sağlık-Sen Genel Kurulunda konuştu!
3
Başkan Acar’dan İmralı Adası’na yapılan ziyaret kararına sert eleştiri
4
Ekmekci, sağlık yatırımlarındaki gelişmeleri duyurdu!
5
Kastamonu heyeti Bakan Bak ile bir araya geldi!